Çarşamba, Temmuz 24, 2013

Gececi

Gececi olmak emek ister. Önce öğleden sonra kalkacaksın, güneşin batmasına yakın. Sonra 2-3 saat elin ayağın titreyecek mümkünse. Kahvaltıyı en erken 5'te yapacaksın. Ve belki de o saate kadar hala yüzünü yıkamamış olacaksın. Zordur, sanattır, uğraştırır gececi olmak. Vücudunun dengesini bozulacak ama sen buna direneceksin tüm gücünle.

Hava karamaya başlayınca şarabını açacaksın, koca bir kadehe şişenin  yarısını dolduracaksın sonra...
Bir elinde sarhoşluğun, bir elinde sigara dertleneceksin derinden, içten içe. Ama hayat güzeldir, yarın yeni bir gün olacak diye umutlanacaksın bir yandan.

Diğer taraftan karanlık çökecek üzerine, bir gece aklının bir köşesinde dolanan hatıraları tekrar tekrar yaşarken başka bir gece hüzünlü nakaratlar çalacak yüreğinde. 

Bazen kendi kendine bile gülmen gerekecek. Çünkü gülmeden de olmaz öyle. 

Bazen varoluşu sevecek bazen tiksineceksin. Kafandaki savaş asla bitmeyecek. Susmayacak sesler ta ki şarabın bitene dek.

Bazı geceler gözlerin dolu dolu uykuya dalacaksın, bazı geceler yıldızları seyrederek düşeceksin düşlere, bazı geceler duracaksın öylece, boşluğa bakarak geçecek saatler, bazı geceler sadece müzik, bazı geceler victor hugo, bazı geceler sırtında dünyanın ağırlıyla uğurlayacaksın ayı, bazı geceler o olacak  yine aklında ve yine ve yine ve YİNE!


Hiç yorum yok: