Biri bana hayatla mücadeleyi öğretsin lütfen. Şikayet değil bu bir rica. Ömrümün yarısını harcamışım üstüne hala emekliyorum. Bi' bitmedi ulan bu kavga. Varılacak bir yer olmadığını anlamama rağmen koşuşturmaca bitmedi. Yolun yarısı, dönemeçler, ha oldu olacaklar bitmedi. Ben üzüntüden delirirken dışarıdan gelen kahkaha sesleri bitmedi. Arada sırada güzel bir iki rüya görürdüm. İşte onlar bitti.
Önümde nasıl başa çıkacağımı bilmediğim 20-30 sene falan kaldı. Onu da ne yapsam nasıl etsem bilemedim. Bugün öleyim diyorum. Herhangi bir gün, herhangi bir sebeple, bir şekilde... Tatlı bir ölüm olsun ama. Gaz zehirlenmesi ideal diyorlar. Yani öyle duydum televizyonlarda. Onların yalancısıyım.
Teslimiyet duygusu fena değil aslında. Yalnız neye teslim olacağımı bulamadım! Umursamazlığa, boş vermişliğe, kaybedenler kulübüne, bir şişe boğma rakıya... Yoksa bir torba kömüre mi teslim olsam? O bile bir seçenek şu anda.
Sağ omzumda öfkem, sol omzumda geçmişim yine bir yerlere gidemiyoruz. Enseme oturmuş hırslarım, gözümü kapatmaya çalışıyor. Biri bana hayatla mücadeleyi öğretsin lütfen.
