Pazartesi, Ocak 16, 2012

ABLaMa MeKTuP


Bu maili yazmaya başlamadan önce bir miktar gözlerim yaşardı. Sabahtan beri gözümün önünden Ankara'daki anılarımdan kesitler geçiyor, senin doğum günün, Zeynel'de kahve içip fallara sarışlarımız, bana aldığın mavi bluz, atknın iğrenç restoranında yaptığımız pazar sohbetlerimiz, bana geldiğinde internetten şarkılar açıp sıradakinin hangisi olacağına dair meraklı bekleyişlerimiz, böcek çayın, simit sarayında krem peynir ve bal, son gecemdeki hayal kırıklığın, herkes ve her şey hakkındaki sonsuz düşüncelerimiz...


Bil ki onları çok özlüyorum... Bazı şeyleri geri plana atarken güzel anılarımı da geri dönüşüm kutusuna atmış olabilirim. Ama şöyle bir göz atınca içinden o kadar güzel şeyler çıktı ki bir yanım ağlak bir yanım güler oldu. Salak bişi oldum yani :) 

Aslında bu bitmek tükenmek bilmeyen nefretimin nedeni bilmiyorum, korkuyorum, hayal kırıklığına uğradım, bıktım, utandım, pişmanlıklar yaşadım, hatalar da yaptım üstüne üstlük. Sonra da kaçtım... Giderken herkese ne kadar güçlü olduğumu göstermek istedim. Ama şimdi düşünüyorum da ben oradan yenik ayrılmışım. Kendi kaleme attığım gollerden bahsetmiyorum bile. 
Çok yıprandığımı burada yalnız geçirdiğim gecelerde anladım maalesef. O zamanlar durumu sana da belli etmek istememiş olabilirim. Ama nihayet sorunu başkasında aramaktan vazgeçtim, i****yu, s******ı, e****i, e****ı, g***i,e**u hatta r**** g*****u, hayat anlayışı benimle ters düşen herkesi azat ettim gönlümün hapishanesinden.

Yine de kimsenin karşısına çıkacak gücüm yok. Yüzleşmek ya da unutmak da istemiyorum. Ankara'nın her köşesi bana son 1 yılda kaybettiklerimi hatırlatacak biliyorum. Ne kaybettin Düşsel diyeceksin bana, kendime güvenim sarsıldı, insanlara inancımı kaybettim, arkadaşlığa, dostluğa olan saygım bitti, gelişen iyi olayların altında bir kötülük arar oldum, insanlığım tükendi. O yüzden belki de Ankara'ya bir daha dönmeyi düşünmüyorum. 

İyi ki tanıdım seni. Sen bana ablalık yaptın, yanımda oldun, dinledin, özledin, paylaştın... Küçükken keşke bir ablam olsaydı da bana yol gösterseydi derdim. Hayat acıyıp bana seni yolladı belki de. İçimden bir ses birbirimize karşı bir duvar ördüğümüzü söylüyor. Şu anda bunu açıklamam çok ama çok zor fakat öyle hissediyorum. Benim hüsnü kuruntum da olabilir tabi. Yalnız şunu bilmeni isterim ki şimdiden kestiremeyeceğim bir vakit sonra yollarımız yine kesişecek ve kaldığımız yerden devam edeceğiz. Çünkü benim bir yerime dokunuyorsun. Bunu içimden atmak mümkün değil. Ve ister istemez bir gün yine "olaylar olaylar" diye şu anda içimden söküp aldıkları aynı neşeyle arayacağım seni. Sen de "bıkmadın mı kızım durul artık" diyeceksin bana. Ve devam edecek ablamla hikayemiz. Bu arada Sezen'in çok eski bir şarkısını keşfettim sen kesin biliyorsundur ama yine de yolluyorum, en sevdiğim ablam. 

Yorum Gönder