İnsan hep umut ediyor. Aşkı arıyorsun , mutluluğu, parayı, sağlığı, kaybettiklerini ya da hiç bir zaman sahip olamayacaklarını. Çoğunlukla basit hayallerin var. Daha doğrusu elde edilebilir şeyler istiyorsun. Çocukluk hayallerini kırmızı rugan ayakkabılar süslerken şimdi büyüdün ve sığınabileceğin güvenli limanlar aramaya koyuldun. Neyi neden istediğini bilemiyorsun da bilerek isteyerek elde ettiklerin ya da şöyle söyleyeyim; hak ettiklerin kesmiyor seni. Bunun yanında tükettiğin şeyler de seni hak etmiyor olabilirler bir parça.
29 yaşımı bitireli bir iki hafta oluyor (30 yaşındayım demeye dilim varmıyor hala), vazgeçtiklerim ve artık geçtiklerim o kadar çok ki 70ine merdiven dayamış gibi hissediyorum. İnsanoğlunun (özellikle benim) şu sürekli arayış içindeki hali bile beni bıktırmaya yetiyor. Bir sabah uyanıyorum ve alıp başımı gitmek istiyorum. Başka bir sabah olduğum yere kök salmayı, oradan hiç ayrılmamayı diliyorum umutsuzca. Yahu insan mı kaderini yönetiyor, kader mi insanı parmağına doluyor bir türlü işin içinden çıkamıyorum. Yirmili yaşların başındayken 5 yıl sonrası için planlar yapar hayaller kurardım şimdi 5 yıl önce gerçekleştirmeye cesaret edemediklerime kahroluyorum. Çalışıp çabalayıp varabileceğim noktaları gözden geçirip sonra ne gerek varmış ki diyorum. Bir de bu kısır döngünün sonunda vardığım yer, farklı istikametlerden geçse de hep aynı yola çıkıyor. Yolum hep burada tıkanıp kalıyor. Buradan bir adım sonrasını kestirememekle birlikte etrafımda örnek teşkil edecek kişilere bakıyorum ve aslında cesaretim artıyor.
İnsan yaşadığı bir duygudan korkar ancak. Yaşamadıklarınaysa pişmanlıkla yaklaşır. Hayatımı süzgeçten geçirdikten sonra hep aynı noktada u dönüşü yaptığımı görüyorum. Aynı aptalca nedenden dolayı yaşamamayı tercih ettiğim, zihnimi bir yıldır meşgul eden, bir yandan merak ettirip bir yandan da beni korkutup kaçıran o yol ayrımı...
Bugün, yaşamadığım bir şeyden korkmamam gerektiğini idrak ettiğim gün. Bugün, ilk defa korkmamayı tercih ettiğim gün. Bugün, kendime ve eksik kalan kadın tarafıma bir şans vermeyi şiddetle istediğim gün.
Beş yıl sonra bugünü düşünüp aynı toylukla "keşke" dememek için bir karar vermem gerekiyordu. Bundan sonra aldığım bu kararın arkasında durmam gerek. Eksik bıraktığım duygularımdan, yarısında terk ettiğim işlerimden, ruhunu dokunup geri çekildiğim aşklarımdan özür dilerim.
Ben sanırım bugün büyüdüm.