İnsan olmak ne zor bir şey. Çalışıp çabalayıp her şeyden yakınmaktır insan olmak. Her şeye verecek bir cevap bulmak. elindekinin değerini bilmeyecek kadar egoist, hep daha fazlasını isteyebilecek kadar tatminsiz.

Oysa her şeyin bir sınırı vardır. Tıpkı ömür gibi. Şu ahi ömrümde bunu da yaşadım ya, ölsem de gam yemem artık, gibi cümleler yok hayatımızda. Bir sonu yok istemenin. Ama elde etmek öyle değil.
Elde etmişlik eşittir mutsuzluk. Bir sonraki levela geçmek gibi.Peki ya sonra? Her oyunun bir sonu vardır. En basit oyun olan hayatın bile. Ama istemenin yok. Sahip olmanın verdiği haz, üç gün sonra yerini sıkılmışlığa bırakıyorsa ne için yaşıyor insan?
Sürekli çaba harcamak, daha fazlasını elde edip sahip olduklarından sıkılmak, bıkmak için mi?
Dostlarından bile sıkılıyor insan. Karılarından, kocalarından, evlerinden, işlerinden. Her her gece sarıldığı yorgandan, en parasızken sahip olduğu en değerli şeyden sıkılıyor insan…
Mutluluk bir tür hastalık. Mutlu etmekse imkansız. İnsan dediğimiz şey çok garip bir varlık. Vazgeçemediğimiz tek şey yakınmak sanırım. O da doğamızda mı var acabaaaa?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder