Çarşamba, Şubat 29, 2012

Sleepless in Denizli



İnsanın uykusu sabah 7 buçukta kaçar mı? Kaçıyor.
Eskiden kısa gelen zaman birimleri şimdi öyle uzun geliyor ki... 4-5 Ayda insan sil baştan değişebiliyor ya da şöyle söyleyeyim o kadar kısa sürede yıpranıyor.
Mutlu insanlara artık gıptayla bakıyorum. Çünkü gerçekte mutluluk diye bir kavram olduğunu biliyorum. Bir zaman önce mutluydum diyebilirim.
Hayatta en büyük zevkimin yapayalnız kalmak olduğunu bir kez daha anlamanın kabul edilemez ağırlığı var üstümde.
Sanki tepemde devasa bir el varmış da sürekli bastırıyormuş gibi.
Haftada en az 5 kere kabus görüyorum. Depresyon mu stres mi bilmem ama huzursuz olduğum kesin.
Bazen günah çıkarır gibi dua ediyorum sonra da "sen tanrıya inanmazsın ki bu ne şimdi" diye kızıyorum tutarsızlığıma.
En büyük pişmanlığım da 5 yıl önce ertelediğim şeyler...
Aslında her şeyin özü de şu;
ben bu toplumun kölesi olmak istemiyorum.

Hiç yorum yok: