Pazartesi, Aralık 19, 2011

EVLiLiKTeN SaĞ ÇıKMaK

Sanırım abim boşanıyor. Kaç yaşında olursa olsun aklı başında olmayan insanlar vardır ya. Benim abim de onlardan işte. Ama küçüklükten beri bize etle tırnak olmayı öğrettiler. İşte o sebepten kızamıyorum kendisine. Ve canı gönülden destekliyorum boşanmasını. Üzücü olan kısmı 4 aylık bir çocuğu var. Üstelik çok güzel bir çocuk. Bakınız fotoğrafta da belli olduğu üzre saçları maviydi. Çok dikkat çekiyor diye uçlarından aldırdık biraz. Yeşile döner gibi oldu biz de kızıla boyattık. Velhasıl kelam işte böyle tatlı bir çocuk. 

Ayrılık haberi bizi çok şaşırtmadı. Zaten çok sağlam bir temeli olmayan bir yıllık evlilikleri hamilelik süreci, çocuğun doğum telaşı, maması, halası, amcası derken müsait bir yerde bitiverdi. Abim geçinmesi zor biri olarak kendinden beklenen en iyi performansı sergiledi fakat ailemizin biricik medar-ı iftiharı gelin kızımız da gerek çatlak sesli bağırışları gerek huzursuz kişiliği gerekse aile büyüklerine olan saygısız tavırlarıyla bizleri hayal kırıklığına uğratmadı. Evlilik çok zor ve bir o kadar da önemli bir kurumdur. Bunu evcilik oyunuyla karıştıran sevgili yakınlarımı esefle kınamayı vatani bir borç bilir gerekirse de bunun için askere bile giderim.  

O değil de daha kendi dertlerimin birinci perdesindeyken bana bunu yapmayacaklardı. Kendi başıma yalnız ve huzursuz gecelerim vardı. Kimsesiz ve sessiz ağlıyordum odamda. Şimdi el mahkum acımızı paylaşıyoruz abi kardeş. Rüyalara pek inanmam ama çocukluğumda bir kaç defa olmuştu yine. Bir gün sonrasına dair bir takım şeyler görmüş ve fakat bunları yorumlayamadığım için üzülmüştüm. Dün gece gördüğüm kabusta abim işaret parmağıyla dudaklarıma olanca kuvvetiyle bastırarak sus diyordu bana. Öyle ki yere düştüm ama abim o parmağı yine de çekmedi yüzümden. Sonra bunun bir kabus olduğunu fark ederek çığlık ciyak uyandım. Bugün de telefonla beni arayarak boşanma kararını açıkladı. Annem ve babam da işin asını öğrenmek adına abimin karısını aradılar. Ama kız öyle bir vaka ki telefon açılır açılmaz inanılmaz bir kükreme, bir bağırış, bir edepsizlik, kendini bilmezlik baş gösterdi ki bu kadarını ben bile beklemiyordum. Öteki odadan aldım sesini. O derece. 

Neyse bunlar biraz da özel şeyler. Ailevi  ve mahrem şeyler. Fakat kızgınlığımı ifade etmek için bahsetmeden geçemedim. Durum böyle olunca 3 ailenin her bir bireyinin ayrı ayrı tepkileri, şaşkınlık ve üzüntüleri sıçradı halının üstüne. Ve bu defa lekesi de çıkmayacağa benziyor. Abim ve karısı, kendi ailesi, kayın akrabalık bağıyla bağlandıkları aileleri, onların kardeşleri,  kendi kardeşleri ve tabii ki arkadaşları tarafından sorgulanıp yargılanacak ve evlilik mecrasından dışlanacaklar. Kendi iç dünyalarında ne yaşarlar bilemiyorum ama belli bir süre mazlumu oynayıp ele güne karşı da dik durmaya çalışacaklar. Arada kalan çocuk için mücadeleler verip belki galip gelecek olsalar dahi o savaşın içinde yine de yenik düşecekler. Yıllar sürecek bir mecburi beraberliğe kilit vuracak çocukları.  Yine herkes her şeyi açık açık söylemek isteyip bir solukla yutacak. İşin özü bu evlilikten kimse sağ çıkmayacak. 

5 yorum:

Barış Demir dedi ki...

Ne kaçmak ne de içine atmak çözüm değil. Ruhun vücudundan çekilircesine acıyı yaşayacaksın, hissedeceksin. Korktuğun her şeyin üstüne git. “Ben öyle yaptım. Artık harika bir hayatım var” demiyorum....

Neyse... Sana söylemek istediğim; her ne kadar birebir örtüşmese de aynı sorunların bizim başımızda da olması.. Biliyorsun bende 9 ay yolunu beklediğim yeğenimi kaybettim daha doğmadan.. Annelik veya KADINLIK insanın içinde olmalı.. Sonradan OLMUYOR maalesef... Önemli olan bu saatten sonra elimizden geldiğince MALİ'nin yanında olmak ve DİK durabilmek...

Unknown dedi ki...

Haklısın barış. Yapılacak tek şey zamana bırakıp onlara huzur vermeye çalışmak. Yalnız bu nefret ve öfke dolu bloğumdan kimsenin haberi yok. Sen de bahsetmezsen sevinirim.

Barış Demir dedi ki...

Haklısın... Beni tanımadığın için böyle düşünmen gayet normal.. Merak etme, için rahat olsun. Ayrıca rahatsız ettiysem de ayrıca özür dilerim... Sadece okurken kendimden parçalar gördüğüm için yorumlamıştım..

Unknown dedi ki...

yok yahu rahatsızlık değil. sadece dediğim gibi çok da hoş şeyler yazmadığım için belirtmek istemiştim o kadar

Barış Demir dedi ki...

Benim için M.ALİ nin yeri bambaşka... benim en kötü günlerimde alttan alarak her zaman ABİ SEN MUTLU OL YETER dedi bana... Bu saatten sonra da onun mutluluğu benim için önemli olan.... İyi günde, kötü günde her zaman sığınacağı bir abisiyim ben bunu o da gayet iyi biliyor...