Sanırım abim boşanıyor. Kaç yaşında olursa olsun aklı başında olmayan insanlar vardır ya. Benim abim de onlardan işte. Ama küçüklükten beri bize etle tırnak olmayı öğrettiler. İşte o sebepten kızamıyorum kendisine. Ve canı gönülden destekliyorum boşanmasını. Üzücü olan kısmı 4 aylık bir çocuğu var. Üstelik çok güzel bir çocuk. Bakınız fotoğrafta da belli olduğu üzre saçları maviydi. Çok dikkat çekiyor diye uçlarından aldırdık biraz. Yeşile döner gibi oldu biz de kızıla boyattık. Velhasıl kelam işte böyle tatlı bir çocuk.
Ayrılık haberi bizi çok şaşırtmadı. Zaten çok sağlam bir temeli olmayan bir yıllık evlilikleri hamilelik süreci, çocuğun doğum telaşı, maması, halası, amcası derken müsait bir yerde bitiverdi. Abim geçinmesi zor biri olarak kendinden beklenen en iyi performansı sergiledi fakat ailemizin biricik medar-ı iftiharı gelin kızımız da gerek çatlak sesli bağırışları gerek huzursuz kişiliği gerekse aile büyüklerine olan saygısız tavırlarıyla bizleri hayal kırıklığına uğratmadı. Evlilik çok zor ve bir o kadar da önemli bir kurumdur. Bunu evcilik oyunuyla karıştıran sevgili yakınlarımı esefle kınamayı vatani bir borç bilir gerekirse de bunun için askere bile giderim.
Neyse bunlar biraz da özel şeyler. Ailevi ve mahrem şeyler. Fakat kızgınlığımı ifade etmek için bahsetmeden geçemedim. Durum böyle olunca 3 ailenin her bir bireyinin ayrı ayrı tepkileri, şaşkınlık ve üzüntüleri sıçradı halının üstüne. Ve bu defa lekesi de çıkmayacağa benziyor. Abim ve karısı, kendi ailesi, kayın akrabalık bağıyla bağlandıkları aileleri, onların kardeşleri, kendi kardeşleri ve tabii ki arkadaşları tarafından sorgulanıp yargılanacak ve evlilik mecrasından dışlanacaklar. Kendi iç dünyalarında ne yaşarlar bilemiyorum ama belli bir süre mazlumu oynayıp ele güne karşı da dik durmaya çalışacaklar. Arada kalan çocuk için mücadeleler verip belki galip gelecek olsalar dahi o savaşın içinde yine de yenik düşecekler. Yıllar sürecek bir mecburi beraberliğe kilit vuracak çocukları. Yine herkes her şeyi açık açık söylemek isteyip bir solukla yutacak. İşin özü bu evlilikten kimse sağ çıkmayacak.
5 yorum:
Ne kaçmak ne de içine atmak çözüm değil. Ruhun vücudundan çekilircesine acıyı yaşayacaksın, hissedeceksin. Korktuğun her şeyin üstüne git. “Ben öyle yaptım. Artık harika bir hayatım var” demiyorum....
Neyse... Sana söylemek istediğim; her ne kadar birebir örtüşmese de aynı sorunların bizim başımızda da olması.. Biliyorsun bende 9 ay yolunu beklediğim yeğenimi kaybettim daha doğmadan.. Annelik veya KADINLIK insanın içinde olmalı.. Sonradan OLMUYOR maalesef... Önemli olan bu saatten sonra elimizden geldiğince MALİ'nin yanında olmak ve DİK durabilmek...
Haklısın barış. Yapılacak tek şey zamana bırakıp onlara huzur vermeye çalışmak. Yalnız bu nefret ve öfke dolu bloğumdan kimsenin haberi yok. Sen de bahsetmezsen sevinirim.
Haklısın... Beni tanımadığın için böyle düşünmen gayet normal.. Merak etme, için rahat olsun. Ayrıca rahatsız ettiysem de ayrıca özür dilerim... Sadece okurken kendimden parçalar gördüğüm için yorumlamıştım..
yok yahu rahatsızlık değil. sadece dediğim gibi çok da hoş şeyler yazmadığım için belirtmek istemiştim o kadar
Benim için M.ALİ nin yeri bambaşka... benim en kötü günlerimde alttan alarak her zaman ABİ SEN MUTLU OL YETER dedi bana... Bu saatten sonra da onun mutluluğu benim için önemli olan.... İyi günde, kötü günde her zaman sığınacağı bir abisiyim ben bunu o da gayet iyi biliyor...
Yorum Gönder